Orta Çağ Avrupası’nda, fakirlik, şimdikinin aksine, ekonomiye bağlı değildi. Fakir bir insan, topal, kör, yetim, hasta biri demekti. Buna bağlı olarak da fakirlik, belirlenmiş bir bedene sokulmuştu : muhtaç insanın başı öne doğru eğik olup teni güneşin altında yanmış olmalıydı. Yüzünde ve vücudunda, hastalıkların bıraktığı izler olmalıydı. Bunun yanı sıra, okumak için bir kente gelen herhangi bir öğrenci de, ailesinden ve ...