Gaziantep'in Medya27 Gazetesi

SOSYOLOG / AİLE DANIŞMANI / YAŞAM KOÇU
ÖZLEM YILDIRIMCAN AKKAYA

09 Haziran 2021

HAYIR DİYEMEMEK TÜKENMİŞLİK SENDROMUNU TETİKLER  

Sizlere bu yazımda hayatımızı kabusa çeviren bir problemden, yani hayır diyememekten biraz bahsetmek istiyorum. Hayır diyememek bazı zamanlarda gerçekten hayatımızı zor bir hale getirir, yaşam kalitemizi düşürür, istemediğimiz şeyleri zorla yaparak hayattan keyif almamızı engeller. Keyifle yaptığımız herhangi bir eylemi artık yapmak istemeyiz ve kendimize yabancılaşmaya başlarız.

Eminim ki şu anda yazımı okuyan herkes şöyle bir kendini yoklamıştır…

Peki siz hangi gruba giriyorsunuz. Hayır diyebilen , istemediğini net bir şekilde ifade edebilen grubamı giriyorsunuz? Yoksa hayır diyemeyen ve istemediği şeyleri yapmak zorunda kalan grubamı giriyorsunuz. Şimdi bunları tek tek soralım ve cevaplarımız ne olacak şöyle bir zihnimizi yoklayalım…

1.Haklı olduğunuz halde kimseyi kırmak istemiyor musunuz?

2.İstemedğiniz şeylere evet demek zorunda mı kalıyorsunuz?

3.Acaba hayır desem onu kırar mıyım diye mi düşünüyorsunuz?

4.İnsanları reddettiğiniz zaman büyük tepkiler alacağınızı mı düşünüyorsunuz?

5.Hayır dediğinizde terkedilmekten mi  korkuyorsunuz?

6.Hayır diyemediğiniz için kendinizi kullanılmış ya da köle gibi mi hissediyorsunuz?

Eğer bu soruların cevabı evet diyor iseniz siz de hayır diyemeyenler grubuna dahil siniz demektir.

***

Hayır diyememek belki bazı zamanlarda hayatınızı çok etkilemez. Aman canım ne olacak sanki evet dersem..Arkadaşımı kırmaya ne gerek var şimdi işimi de ertelerim ne olacak sanki dediğimiz çok olmuştur. Örneğin, çok yorgunsunuz bir an önce eve gitmek istiyorsunuz fakat iş arkadaşınız çıkışta birer kahve içelim diye bir teklifte bulundu. Aslında o kadar yorgunsunuz ki, sırf arkadaşınız istedi diye onu kırmamak için daveti kabul ettiniz. Evet belki çok daha sıradan şeylere hayır diyemediğinizde bu hayatınızı ciddi bir şekilde etkilemeyebilir. Fakat, hayati konular söz konusu olduğunda o hayır diyemeyen kişiliğiniz size çok acımasız bir oyun oynar, bundan emin olun...

Sonra pat diye çakılıp kalırsınız oduğunuz yere.. ''Eyvah ne yaptım ben, hayatımı bir başkasının avuçlarına teslim ediverdim. Şimdi ne olacak?'' Genelde ne olur biliyor musunuz? Bu hep devam eder böyle.İçinde bulunduğunuz durumu kabullenip ayaklarınızdaki prangaya razı gelirsiniz.

***

Belki istemediğiniz bir evlilik yaparsınız. Aileniz ya da sevgilinizi kıramadığınız için. Sevgiliniz aslında evleneceğiniz kişi değildir. Ama onu yarı yolda bırakmamak adına kendinizi feda edersiniz. Yada babanızı kıramayıp onun istediği bir bölüm okursunuz ve ömrünüzün sonuna kadar size gelir getiren mesleğiniz bir kabusa döner.. Ya da yine ailenizi kıramadığınız için hayalini kurduğunuz şehre ya da ülkeye veda etmek zorunda kalırsınız..

Hayır diyemediğiniz için karınızın çok istediği o takım elbiseyi o davette giyer, spor giyinme arzusunu çöpe atarsınız. .O kadar basit görünüyor ki aslında..Bir davete gideceksiniz ve eşiniz sizin takım elbise giymenizi istiyor. Ama siz aykırı bir şekilde kot pantolon spor ayakkabı giyerek o davete katılmak istiyorsunuz. Çünkü sizin için çokta resmi olmayan bir davet ama aileniz için çok önemli…

***

İşte genelde zurnanın zırt dediği yer burası oluyor. Ve siz farkında olmadan kendi hayalinizi, kendi hayatınızı, kendi dünyanızı değil başkalarının hayalini, başkalarının hayatını ,başkalarının dünyasını yaşıyor olursunuz.. Oysa ki hiç kolay olmadı hayatınız.Kolay gelmediniz buralara... Artık hayır diyememenizin bir sonucu olarak, çevrenizdeki insanlar size hep 'evet' kelimesini dedirtmek ister.. Etrafımızdaki insanlara bol keseden dağıtırken evetleri ,bir süre sonra içinizdeki o hayat sermayesi tükenmeye başlayacak ve maalesef ki evet avcıları enerjinizi bitirecektir.

Evet arkadaşlar hiçbir enerji tükenmez değildir.

***

Bir de farklı bir pencereden bakalım. Herkese bol keseden evetler dağıttığımız için bir süre sonra bu kolay evetler bize değer getireceği yere karşı tarafta saygınlığımızı dahi düşürebilir.

Hiç fark ettiniz mi bilmem ama siz ne kadar evet derseniz etrafınızda o kadar evet avcıları oluyor. Ve sanki bilerek ya da bilmeyerek sizi istismar ediyorlar..

Peki her zaman hayır mı demeliyiz. Her zaman hayır demek mi yoksa her zaman evet demek mi hayatımızı daha değerli kılar?

Öyle ise hayır diyebilmenin ilk kuralı ne yaptığımızı biliyor olmamızdan geçer. Nerde hayır diyeceğiz, nerede evet diyeceğiz bir kere bunun kararını çok iyi vermeliyiz. Kastettiğim şey tamamen her şeye hayır demek değil. Kastettiğim şey size ağır gelen ve gerçekten yapmak zorunda olmadığınız şeylerdir.

Öyle ise ilk görevimiz hemen bu akşam uyumadan önce oturup bugün kimlere evet dedim ama ne için ,kimlere hayır dedim ama ne için? Bunun bir farkına varalım.

 Ve mutlaka kendimize bir hayır günü seçelim. Gerçekten çok acil ve hayati önem taşıyan bir durum olması müstesna…

Şimdi biraz da hayır diyebilmenin yollarından bahsedelim..

İşte size kendinizi suçlu hissettirmeden hayır demenin yolları;

*CEVABINIZI ERTELEMEYİN.

 *ISRARLARA KARŞI GÜÇLÜ OLUN.

*REDDİNİZE İLTİFATLAR EKLEYİN EN AZINDAN KIRMAMIŞ OLURSUNUZ.

*SEBEBİNİZİ AÇIKLAYIN. SİZE KENDİNİZİ İYİ HİSSETTİRECEKTİR.

*ANLAYIŞLI GÖRÜNÜN BÖYLECE ANİ TEPKİLER ALARAK ÜZÜLMENİZİ ENGELLEMİŞ OLURSUNUZ.

*KARŞINIZDAKİNE ALTERNATİF ÇÖZÜMLER SUNUN BU SİZE ZAMAN KAZANDIRABİLİR.

*NEDEN HAYIR DEDİĞİNİZDEN EMİN OLUN Kİ AYNI SORUYLA KARŞILAŞTIĞINIZDA CEVAPLARINIZ ÇELİŞKİ DOĞURMASIN.

***

Bazı zamanlarda ise çok fazla ısrarcı olabiliyor insanlar. Bu çözümler işe yaramadığında genellikle işe yarayan bazı yöntemler vardır. 

MESELA;

SİZ ISRARCI OLAN KİŞİYE AÇIKLAMA YAPMAYA DEVAM ETTİKÇE O SİZE ALTERNATİFLER SUNARAK ISRARINA DEVAM EDİYOR . ÖYLE İSE GİDEREK KISILAN BİR SES TONUYLA SADECE AYNI KELİMEYLE CEVAP VERİN. BİR SÜRE SONRA KARŞI TARAFIN TÜKENDİĞİNİ HİSSEDECEKSİNİZ. AMA SAKIN SES TONUNUZ GİDEREK YÜKSELMESİN.

ferah8

ferah9

En kötü hissedeceğiniz şey zaten evet demek ise inanın hayır demek size kendinizi iyi hissettirecektir.

Ve artık yavaş yavaş işinizde ailenizde arkadaş çevrenizde istemediğiniz şeyleri yapmanın ağırlığını omuzlarınızdan atmaya başladığınızı fark edeceksiniz..

Kısacası farkındalığınız artacak. Lütfen kendinizi sevin. Kendinizi sevmeye ,ruhunuzu dinlendirmeye  zaman ayırın. Kendinizi keşfetme imkanı sunun kendinize.

NOT: Bu konu ile ilgili sormak istedikleriniz varsa bana ınstagram sayfamdan yazarsanız çok mutlu olurum. (ozlem_yildirimcan) Benim için de üzerinde çalışacağım yeni bir malzeme olur böylece. Sağlıcakla kalın kendinize iyi bakın kendinizi sevin. Siz kendinizi ne kadar sever ve saygı duyarsanız inanın çevrenizde sizi o kadar sever ve saygı duyar.

  

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           


Yorumlar (3)
Filiz Eryaman
10 Haziran 2021

Harika bir yazı. Kaleminize sağlık. Sevkle okudum.

Lale Çevik
10 Haziran 2021

Gerçekten böyle eğitici yazılara ihtiyacaımız var. Çok güzel detaylar öğrendim. Kaleminize sağlık. Medya 27 'yi kutlarım böyle kaliteli kalemleri bir araya getirdiği için

Selami Kalkan
10 Haziran 2021

Güzel tespitler yapmışsınız Ancak bu tanımlar kişden kişiye değişiyor. Bazen haklı olduğunuzda dahi karşıyı kırmamamk için susuyorsunuz. Yani tek taraflı olmuyor.

Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
MUTLU AİLE, MUTLU ÇOCUK(AİLE İÇİ ETKİLİ İLETİŞİM)

08 Tem 2021

ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIĞI BİYO-PSİKO-SOSYO-KÜLTÜREL BİR HASTALIKTIR.

27 Haz 2021

HAYIR DİYEMEMEK TÜKENMİŞLİK SENDROMUNU TETİKLER  

09 Haz 2021