Gaziantep'in Medya27 Gazetesi


FERAH UZUNDURUKAN

21 Nisan 2021

'KORONA'NIN ÖĞRETTİKLERİ

Komşu komşunun külüne muhtaçtır," öğrendiğimiz ilk atasözlerinden biri. Ve anlamını açtığımızda içi ne kadar derin duyguları barındırıyor. Oysa şimdiki zamanda komşumuzun yüzünü görmez olduk. Aslında farklı açıdan bakalım olaya. Komşu kaldı mı şu zamanda?

***

Evet iki yıldır bir koronavirüs salgınının içinde istemsiz uzaklıklar yaşadığımız doğrudur insanlarla... Fakat suçu sadece koronaya mı  yükleyelim? Aslında bizler bu virüs musallat olmadan önce yavaş yavaş insani değerleri, olması gereken insan ilişkilerini kaybetmeye başlamıştık. Belki de korona gerçekten insanlığa, hepimize bir ikaz niteliğindedir öyle değil mi?

Çocukluğumuzda komşu her şeydi. Akrabadan, aileden yakın olandı. Bizler koşa koşa bakkala gidip komşu teyzelere ekmek alan neslin çocuklarıydık. Komşu demek bizler için bayram şekeri, bayram harçlığı demekti. Komşu, bir fincan kahveydi. Komşu;  öğle çayları, gece sohbetleriydi. Komşu teyzeler neredeyse anne gibiydi. Komşu demek, hiç düşünmeden evinizin anahtarını teslim ettiğinizdi.

***

Oysa son zamanlarda öylesine modernleşmiştik ki(!) komşu, komşuluk demode olmuştu artık!

Yüksek katlı rezidansların akıllı evlerinde yaşıyoruz. Kapıdan girdiğimizde evlerimizin ışıkları otomatik yanıyor.

Bir lüks, sormayın gitsin. Çay makinelerimiz, kahve makinelerimiz ayrı.

Hepsi birbirinden ileri teknoloji. Ya tabak takımlarımız, şık su bardaklarımız?

Ne kadar yazık. Sessizce dolapların içinde nöbet tutuyorlar. Sanki evlerimizde o dost sofraları kurulacak da, güzel yemekler yenecek. O makinelerde tek kişilik kahveler yapıp, yalnızlığımızla oturuyoruz. Oysa eskiden fallar kapatılır, bol kahkahalı kahve falları bakardık komşularımızla. Olsun, onun da çaresini bulduk. Yakın dostumuz olan akıllı telefonlarımızda kahve falları da bakılıyor artık.


Kalp kapımızı kapattık. Paylaşmayı tamamen unuttuk. Bir dilim keki kapı komşumuza ikram etmez olduk. Hiç birimiz farkında değiliz belki ama evlerimizdeki teknolojik aletlere benzemeye başladık. Robotlaşıyoruz her geçen gün. Aynı bina kapısından girdiğimiz apartman komşularımızın çoğunu tanımıyoruz. Tanıdıklarımızla da otoparklarda karşılaşıp selamlaşıyoruz ya yeter...

***


Ölesiye mutsuzuz. Çünkü yalnızız. İnsanlığımızı unuttuk. Ne maddiyatımızı, ne de maneviyatımızı paylaşıyoruz. Olsun, her geçen gün modern çağın insanı oluyoruz, gelişiyoruz!!!  Eksiliyoruz, yok oluyoruz aslında farkında değiliz...

Şu süreçte gelin şapkamızı önümüze koyalım, ellerimizi de kalplerimize. İşte tam da bu günlerde unutmuş olduğumuz ve şimdi farkına varıp da özlediğimiz, yapabilme imkanımız varken yapmadığımız bu insani duyguların güzelliğini özümse yelim.

Ve umut edelim de koronasız günlere kavuşursak lütfen komşularımızın kapısını sık sık çalalım.


Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
ENERJİ VAMPİRLERİNE DUR DEYİN!

26 May 2021

BAKMAK VE GÖRMEK

14 May 2021

'KORONA'NIN ÖĞRETTİKLERİ

21 Nis 2021

MUTSUZLUĞUN KIYISINDAKİ GENÇLER

22 Mar 2021

TOPLUM OLARAK NEREYE GİDİYORUZ?

25 Şub 2021

MESELE AŞK'IN KENDİSİ OLABİLMEK

13 Şub 2021

TV ve diziler hayatımızın neresinde?

30 Oca 2021

HANGİ TÜR ALIŞVERİŞİ SEVİYORUZ

18 Oca 2021

MERHABA GAZİANTEP

13 Oca 2021