Gaziantep'in Medya27 Gazetesi

Veteriner Hekim
Gizem Yıldırım

25 Eylül 2020

SÖZDE VE ÖZDE HAYVANSEVERLİK

 

Sokakta ki canlılara hiç kulak verdiniz mi?

Onları dinlemek isterseniz neler duyarsınız bir bilseniz.

Açlık nedir? Çocuğunu her türlü tehlikeye karşı korumak nedir?

 Kendini korumaya çalışmak, sürekli bir tehlikeye karşı tetikte kalmak!

Ve daha niceleri…

 Ve düşünün; kimseniz yok, küçüksünüz savunmasızsınız.

Yemek yerken sürekli sağınıza solunuza baktınız mı hiç?

‘Birisi yemeğinizi alır mı’  veya ‘yemek yerken birisi taş atar mı’ diye endişelendiğiniz oldu mu?

Hayat ne kadar acımasız dimi sokakta yaşayanlar için! Soğuk, yağmur, kar... Sıcak bir yer bulma çabası. Kimsenin başınızı okşamaması...

Empati yapması ne kadar zor değil mi?

 Şimdi daha reele dönelim.

Onlar için neler yapabiliriz? ,

Herkes taşın altına elini koyacak bu konuda! Yok öyle, ‘biz sokakta bulduk getirdik bir veteriner kliniğine onlar ne yaparsa yapsın bizim vicdanımız rahat kalsın.

Halbu ki; her bulan ona evini yuvasını açsa veya belediyeler bize bu konuda daha fazla destek olsa olmaz mı? Düşünsenize bir veteriner kliniğine günde 20 kişi sokak hayvanı için çağrı bırakıyor. Hepsine bakabilecek bir gücümüz yok maalesef. DESTEK VERMEK ZORUNDASINIZ. Günde 20 kediyi kliniğe alsak haftada 140, ayda 600 kedi(!)

Sonra insanlarda ki izlenim direk olarak; ‘’ veteriner hekimler vicdansız bu işi sadece para için yapıyor’’ oluyor. Peki sokakta yaşayan, hiçbir sağlık güvencesi olmayan bir insanı hastaneye götürüp bir doktora ‘buna parasız bak’ deyipte eli dolu döneniz var mı? Maalesef ki yok.

 Biz veteriner hekimler elimizden geleni inanın kendi bütçemizle sonuna kadar yapıyoruz. Her birimiz, Türkiye’deki her veteriner hekim taşın altına zaten elini koydu. Düşündünüz mü hiç!? Sizler neler yapıyorsunuz?

Peki gelelim madalyonun diğer yüzüne.

 Dernekler.. Her dernek kendi çapında bir çalışma yürütüyor. Veteriner hekimlere yetiştirebildiklerini yetiştiriyorlar, yetiştiremediklerini kendi çabalarıyla yaralarını sarmaya çalışıyorlar. Bakıyorlar, besliyorlar. İnanın onlarda büyük çaba gösteriyorlar. Hepsi bir şekilde sosyal medyayı aktif kullanıp oradan bağışlar, destekler toparlamaya çalışıyorlar. Ah bir de bazen veteriner hekimlere saldırmasalar tatlarından yenmeyecek işler yapıyorlar.

Ama ana soruna bakalım mı?

Sorun yetersiz devlet destekleri. Keşke sokak hayvanlarının da oyu olsa ne kadar harika olur değil mi? Oy isteyen belediyeler sokak hayvanlarına da çalışsalar, onlarında sorunlarını çözmeye çalışsalar?

Barınaklar o kadar yetersiz kalıyorlar ki; barınak çalışanları ellerinden geleni yapsalar da ne hayvansever halk destek onlara ne de belediyeler. Hangi hayvansever çıkıp diyebilir ki ‘ben barınağa elimden geleni yaptım.’’ Gidip orda bas bas bağırıp; buralar neden pis, bu hayvanlara neden bakılmamış olarak değil ama bahsettiğim yardım(!), elinize bir paket mama alıp o hayvanları beslemek, eline süpürge alıp o kafeslerin temizliğine yardım etmek. İşte gerçek hayvanseverlik, gerçek yardım böyle olur. Eleştirerek değil, yapıcı olarak yaklaşmalısınız.

Ellerinizde telefon; ‘’barınağa geldik, buraların hali ne, sizleri sosyal medyada rezil edeceğiz, şöyle vicdansızsınız böyle hayvan düşmanısınız!’’

 Bir durun işte orda; bir dinleyin orada ki veteriner hekimleri, bir dinleyin yaralıya ihbara giden şoför abimizi ona göre ahkam kesin.

Maalesef ülkemizin en büyük sorunu herkesin kendi çapında avukatlık bilgisi, sizleri sorgulama haddini bulacak veteriner hekimlik bilgisi,  üstüne bir de belediyecilik bilgisinin olması.

Demişler ya;  ‘’az bilen hoca dinden, az bilen doktor candan eder’’ diye. Aynen öyledir bizim güzel halkımız. Hepsi hayvanseverdir kendi çapında. Ama hekimler değildir. Hepsi sosyal medyada kendi adaletini arar ama avukatlar hiçbir iş yapmaz. Hepsi bir barınak kurmak ister ama belediye bu işi yapamaz.

İğneyi kendimize çuvaldınızı başkasına batırdığımız gün bir şeyler yapmaya başlamış olacağız.


Yorumlar (3)
İbrahim KARALAR
25 Eylül 2020

Gizem hocam çok güzel bir konuya daha değinmişsiniz keşke devletimiz belediyemiz de bunu göz önünde bulundurup bir proje başlatsa da barınaklarımız derneklerimiz zor durumda kalmasa o sokaktaki hayvanların canı hiçe sayılmasa. Yazılarınızın devamını bekler iyi günler dilerim

Muhammet Ali Güçlü
26 Eylül 2020

Gizem hocam değindiğiniz konu o kadar doğru bir konu ki bunu korkmadan,çekinmeden,belediyeleri savunan insanlara karşı iş kaybı yaşarım endişesi gütmeden ve bütün samimiyetinizle yazmış olduğunuz bu yazıyı sonuna kadar destekliyorum ve yetkili kişilerin ellerini ceplerinden çıkarıp vicdanlarına koymalarını bekliyorum.

Aysel Kılıç
27 Eylül 2020

Gerçekten kanayan bir yaraya parmak basmışsınız. Yazılarını zevkle takip edeceğim

Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
SÖZDE VE ÖZDE HAYVANSEVERLİK

25 Eyl 2020

SAHİPLENMEDEKİ CEHALET!

07 Ağu 2020