Gaziantep'in Medya27 Gazetesi


FERAH UZUNDURUKAN

25 Şubat 2021

TOPLUM OLARAK NEREYE GİDİYORUZ?

 Yazık...Gerçekten yazık! Dünya, insanlık ve toplum kavramlarına baktığımda nereye gittiğimizin yönünü kestiremez oldum... Yapılan savaşlar, insanların hayatını karartan virüsler, iletişimsizlik, bozuk ilişkiler... Dünya ve insanlık hızla bozuluyor. Tüm bu karmaşa arasında içinde bulunduğumuz hayatı güzelleştirmek için taşıdığım umudu kaybetmeye başladım maalesef.

 ***

İnsani değerlerimizden uzaklaştık. Kibrin gözleri kör ettiği, insani duyguların kişisel ihtiras ve egolara yenildiği bir süreci yaşıyoruz.

***

 Gün geçmiyor ki yazılı ve görsel basında, sosyal medyada cinayet, uyuşturucu, hırsızlık, intihar vakalarına rastlamayalım. Bu haberler ne kadar üzücüyse daha can yakan tarafı ise artık toplum olarak bizlerin bu olayları kanıksamamız,  okuduktan, izledikten sonra unutmamız. Hatta daha da ötesi sokak ortasında dayak yiyen, katledilen insanlara, kadınlara seyir bakmamız, hayvanlara işkence yapan sadistlere göz yummamız, ölümlü bir kaza gördüğümüzde ve bu gibi bir çok olayda hissizce kalmamız. Daha da ileri giderek yardım eli uzatmak yerine  aklımızı aktardığımız akıllı telefonlarla görüntü çekmemiz ne kadar akıl dışı ve dehşet verici!

 ***

Eğitim eğitim diyoruz bakıyoruz ki, en eğitimli doktor yine kendisi gibi doktor eşini öldürüyor.

Bir baba kendi öz kızına cinsel tacizde bulunuyor.

Diğer tarafta dükkanını kapatan, kirasını ödeyemeyen, çocuklarının ihtiyacını alamayan bir başka baba intihar ediyor. Canı sıkılan caniler yavru köpeklerin patilerini kesiyor.

Pırıl pırıl üniversite öğrencisi bir genç yaşamak için neden bulamadığını söyleyerek hayatına son veriyor.

Bir yanda tüm bu acı gerçeklik yaşanırken toplumun bir diğer kesiminde ise çok farklı yaşamlar devam ediyor. Tıpkı siyahla beyaz gibi.

Çılgın tekne partileri, kimin kiminle olduğunun belli olmadığı aşk hikayeleri mi dersiniz... Bir tarafta ekmek almaya para bulamayan vatandaşın karşısında bir çantaya milyonlar veren adına "sosyete" dediğimiz bir grup.

Okulunu bitirip askeri ücretle işe başlama hayali kuran üniversite öğrencilerine karşılık hiçbir vasfı, eğitimi olmamasına rağmen lüks hayatın dibine vuran yeni çağ youtuberları!!!. Bu ikilemin arasında sıkışıp kalan gençler!

Adliyelerde dava dosyaları raflara sığmıyor. Herkes birbiriyle davalık. Suç ve suçlu oranı her geçen gün büyük bir ivmeyle artıyor.

 ***

Teknolojik anlamda hızla büyürken, insanlık anlamında da bir o kadar hızla küçülüyoruz.

Hepimiz hem birey hem de toplum olarak bir savrulmuşluğun içinde kaybolmaya başlamışken neden bu hale geldik diye soruyorum; bir yandan da bunu önlemenin, biraz kendimize gelmenin yolu nedir diye düşünüyorum.

 ***

Bir anda değil yavaş yavaş zehirlenerek bugünlere geldik. İletişim araçları ilk hayatımıza girdiğinde bizler yüksek refah seviyesine ulaşırız sandık. Ancak teknolojinin kötü tarafını aldık.  Doğru kullanıldığında bir derya olan internet ne yazık ki günümüzde pek çok anlamda kötüye kullanılıyor. İlk olarak renkli camın ardındaki hayatlara özenmeye başladığımızda özümüzü kaybetmeye başladık. "Önce kendimiz mutlu olmalıyız" mottosunu biz yanlış anladık. "Biz" kavramını unutup " hep bana" mantığına geçtik. Sandık ki bir tek biz zengin olursak, bir tek biz iyi olursak mutlu oluruz diye düşündük. "Önce ben" duygusuna yenildik.

 ***

Anayı babayı, büyüğü, küçüğü unuttuk. Bayramlarda el öpmeyi bıraktığımızda başladık bugünlere gelmeye. Gururumuzu bir taç gibi başımıza takıp özür dilemekten vazgeçtiğimizde geldik bugünlere.

Özgüven sahibi olmayı ukalalıkla karıştırdığımızda bugünlerin kapısını açtık. Maddiyatın her şey olduğunu sandık. Lüks evlerde yalnız yaşamları tercih ettik. Ve en çok da "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" sözünü öyle benimsedik ki her birimiz;  kendimiz iyiysek, mutluysak gerisi gelir sandığımız için şimdi bu haldeyiz. Üzülmez olduk, vicdanlarımızı kaldırıp raflara koyduk.

 ***

Evet gelişelim sonsuz gelişelim hem de. Uzaya gidelim, robotlar, uçaklar icat edelim. Fakat lütfen kalbimiz yerinde kalsın ve o kalplerimizin içine fazlasıyla sevgi ve anlayış ekelim her geçen gün... Herkesi önemseyelim, kaf dağına çıkan burunlarımızı indirelim. Yeri geldiğinde utanmak güzeldir bunu hatırlayalım.

 ***

Esasen sözün özünde gerçek anlamda insan olduğumuzu hatırlayalım yeter!


Yorumlar (7)
Meslihan
25 Şubat 2021

Bu yazıdan herkesin çıkartması gereken bi şeyler var. Yani hislere tercüman olmuşsunuz

Hayati
25 Şubat 2021

Kaleminize sağlık güzel bir anlatım. ama buradan ders çıkartacak bir nesil yetiştirebildik mi? mesele bu aslında

Selim
25 Şubat 2021

Utanmak güzeldir cümlesi herşeyi özetlemiş. Toplum olarak hayadan uzaklaşınca yaşadıklarımızdan şikayet etmek yersiz olur. Kimse ben düzelmeliyim demiyor sürekli başkalarını düzeltme çabasında çağın hastalığı bu.

İbrahim
25 Şubat 2021

Güzel bir yazı,tespitleriniz çok isabetli ancak tüm bu karmaşanın insanlığın bu girdaptan kurtuluşunun bir reçetesi de var elbet.Allah ölümden başka her derdin devasını verdiği gibi insanlığın kangren olmuş bu hastalığına da çare vermiştir mutlaka.Düzelmemiz için çareyi kaf dağının ötesinde aramamıza gerek yok, reçetemiz bellidir.Okumak okumak okumak.Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti OKU emrini ciltler dolusu kitap okuyup Kur'an dan ve onun yol göstericiliğinden uzaklaşan insanlık beyhude çabalarla suni mutluluklarla kendini avutmakta inanç,iman ekseninden uzaklaşmaktadır.Bu gidişatın sonu elbette hüsran olacaktır.Böyle devam ederse(2+2=4)(2×2=4)olduğu gibi sonuç asla değişmeyecektir.İnsanoğlunun mutsuzluğu artarak devam edecektir.Kurtuluş İslam'dadır.Acı olan bu kurtuluş reçetesini insanlığın kabul etmemesi ve reçeteyi sunanların hala yobaz, gerici hangi çağda yaşıyorsun etiketleriyle dışlanmasıdır.Süt ile su birbirine karışmıştır.Allah yar ve yardımcımız olsun.

Türkan
25 Şubat 2021

Teknolojiyi geliştirirken ne yazık ki doğayı ve insanlığımızı öldürdük , kaleminize sağlık

Elif Selin Erel
25 Şubat 2021

Günümüzün en iyi özeti en iyi kalemden çıkmış

Ferah
25 Şubat 2021

Yorumlarınıza degerli fikirlerinize cok teşekkür ediyorum

Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Siz de “Siberkondri" olabilirsiniz

30 May 2022

MUTLULUĞUN PEŞİNDEN KOŞMAKTAN MUTSUZUZ

12 Oca 2022

HERKES CANIMIZ OLMASIN

05 Eki 2021

ELALEM DUVARINI YIKMALIYIZ!

23 Ağu 2021

YORMAYALIM, YORULMAYALIM...

23 Haz 2021

ENERJİ VAMPİRLERİNE DUR DEYİN!

26 May 2021

BAKMAK VE GÖRMEK

14 May 2021

'KORONA'NIN ÖĞRETTİKLERİ

21 Nis 2021

MUTSUZLUĞUN KIYISINDAKİ GENÇLER

22 Mar 2021

TOPLUM OLARAK NEREYE GİDİYORUZ?

25 Şub 2021